Çeşme Gezilecek Yerler, Çeşme Gezi Rehberi - TekneTur.Net

Çeşme Gezilecek Yerler, Çeşme Gezi Rehberi

Ülkemizin en güzel yerlerinden birisi olan Çeşme her zaman en gözde tatil yerlerinden birisi olmuştur. Yaz geldi mi Çeşme nüfusunun ikiye hatta üçe katlandığı biliniyor. Bunun nedenleri arasında sadece tertemiz bir havası olması gelmiyor. Çeşme tarihi yapısı ve gezdikçe size huzur veren sokakları ve evleri ile de çok ünlü bir ilçemiz. En güzel yerlerinden birisi ise Alaçatı. Alaçatı, son yıllarda ününü gittikçe arttıran bir beldemiz. Çeşmenin en güzel yerlerinden birisi olan bu semtteki beyaz boyalı ve tek katlı evler de herkesin görmek istediği yerler arasındadır. Bu yazıda size Çeşme’de görebileceğiniz ve gezmeden dönmemeniz gereken yerler hakkında bilgi verilecek. 

Çeşme’de Gezilecek Yerler Listemiz


Önce Alaçatı

Dediğimiz gibi Çeşme’nin incisi olarak kabul edilebilecek olan en güzel yeri aslında Alaçatı’dır. Tatil ve yaz ayları deyince en korkulan şeylerden biri aşırı sıcak ve nemli bir havadır. Ama Çeşme’deki tatilciler bu sorunla çok ilgilenmez. Çünkü Çeşme ve de Alaçatı rüzgârıyla ünlüdür. Tabi bu durum da Alaçatı’nın sörfçüler tarafından en çok tercih edilen yerlerden birisi olmasının nedenidir. Öncelikle şunu belirtelim ki Alaçatı’nın en çok tercih edilme nedenlerinden birisi atmosferidir. Serin havası ve serin suyuyla aşırı nemli ve tropikala yakın Akdeniz ikliminden hoşlanmayanlar için Alaçatı mükemmel bir yerdir. Öte yandan taş evleri ve dar sokakları ile Alaçatı farklı, rahatlatıcı ve huzur veren bir atmosfere sahiptir. Gelen herkesin bir daha gelmek isteyeceği bu mükemmel tatil yöresi gittikçe daha çok tercih edilen bir yer oluyor. Hem sörfçüler hem de tatilde ufak ve beyaz taş evlerle dolu bir kasabada vakit geçirmek isteyenler için Alaçatı ilk sırada yer alıyor.

Enthrai Antik Kenti

Tatilde antik kent gezip görmek isteyenler için de Çeşme ve Alaçatı ideal yerlerden birisi. Enthrai Yunancada kızıl kent ya da kırmızı kent anlamına geliyor. Çeşme’nin Ildır beldesinde yer alan Enthrai çevresindeki toprağın rengi kırmızı, kentin isminin de buradan geldiği tahmin ediliyor. İyon kentleri İlkçağ’da kültür ve medeniyet merkezi olan yerler arasında. Tarihin ilk kentlerindeki düzenleme, planlama ve bu kentlerde yer alan yapıların mükemmelliği her zaman şaşırtıcı ve göz kamaştırıcıdır. Enthrai çok sayıda medeniyete şahitlik ve ev sahipliği yapmış 12 İyon kentinden birisi. Bir açık hava tiyatrosunun, Matrone ve Heroon kiliselerinin, Athena Polis Tapınağı ve Kybele Kayalıkları’nın yer aldığı Enthrai tarihi kent meraklıları için görülmesi gereken yerler arasında. Sabah 9’dan akşam 4’e kadar açık olan bu antik kent ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.

Çeşme Kalesi

Tarihi kentlerin hemen hepsinde yer alan kaleler, özenle yapılmışsa uzun bir süre ayakta kalabiliyor. II. Bayezid zamanından kalan kale Çeşme Kalesi, Çeşme’nin en yüksek yerlerinden birisi. Kale bugün Çeşme Arkeoloji Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor ve bazen festivaller ve konserlere de sahne oluyor. Hem müzeyi hem de kaleyi gezmek isteyenler kalede sergilenen silahları ve de Enthrai antik kentinden çıkan pek çok eseri görebilir. Kale düşük bir ücret ve Müzekart’la birlikte gezilebiliyor. Hem bu tarihi binayı görmek hem de tepesine çıkıp muhteşem bir Çeşme manzarası görmek isteyenler Çeşme Kalesi’ni mutlaka ziyaret etmeli. 

Eşek Adası

Eşek Adası mükemmel ve pırıl pırıl bir denize sahiptir. Hem doğal güzelliği hem de tarihi öneminden dolayı zaman zaman Yunanistan ve Türkiye arasında tartışmalara neden olmuş. Eşek Adası su altı sporlarına ilgi duyanlar için de adeta bir cennet. Zamanında bu adada çok sayıda sahipsiz eşek bırakılmış ve adanın ismi de buradan geliyor. Halen adada eşekler bulunduğu için burada konaklamak mümkün değil. Herhangi bir konaklama tesisi de bulunmuyor. Adaya günübirlik tekne turları ile gidip geri dönebilirsiniz. Su altına dalmaya meraklıysanız, adada 60 metreye kadar dalma imkanı da bulunuyor. 

Ilıcalar ve Çeşme

Çeşme aynı zamanda termal turizm için de tercih edilen yerlerden birisi. Ilıca olarak adlandırılan belde de çok sayıda kaplıca ve sıcak su kaynağı da yer alıyor. Çeşme’deki sıcak su kaynakları denizin ortasından yükseliyor. Buradan çıkan su sıcak suyla dolu doğal bir havuz oluşturuyor. Çeşme’ye sağlık turizmi için gelenler hem sıcak hem de soğuk suya birer kulaç atarak ulaşabiliyor. Sıcak sulardan çıkıp serin sularda rahatlamak çok kolay. Bu durum hem yazın hem de kışın Çeşme’nin önemli bir tatil beldesi olmasını sağlıyor. Denizin ortasında tamamen doğal bir kaplıca imkânı olduğu için henüz kaplıca etrafında duş ya da havuz gibi sağlık turizmi tesisleri bulunmuyor. Ama giderek değişen bu belde de yakın zamanda bu imkânların da geliştirilmesi bekleniyor. 

Kervansaray

Çeşme’de bulunan tarihi yapılardan birisi de bir kervansaray. 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılmış olan bu kervansaray, halen gelenleri ağırlayan bir otel olarak kullanılıyor. Osmanlı mimarisinin pek çok özelliğini barındıran bu kervansaray işlemeleri ve mimarisi ile görenleri büyülüyor. İki katlı olarak inşa edilen bu kervansaray bir restorasyondan geçmiş ama orijinal yapıya sadık kalınmış. Etrafında çok sayıda alışveriş yapılacak yer de bulunmasından dolayı konaklamak için tercih edilen yerlerden birisi.

Germiyan Köyü

Çeşme gibi doğal yapısını koruyan beldelerin en önemli özelliklerinden birisi de gastronomik açıdan da bir zenginliğe sahip olması. Yavaş yiyecek yani Slow Food akımının temsilcisi olan bu köyümüz son derece sağlıklı ve organik olarak yetiştirilen pek çok lezzete sahip. Germiyan köyü evleri ve doğal güzellikleri ile de kesinlikle görülmesi gereken yerler arasında. Çeşmeli bir resim sanatçısı bu evin pek çok duvarına resimler yapmış. Köyü gezenler köyün güzel evlerini gezerken görsel bir şölenle karşılaşılıyor. Ayrıca her türlü lezzetin en sağlıklısı ve en organiğini bulabileceğiniz bu köy Çeşme’nin en güzel ve görülmesi gereken yerleri arasında yer alıyor. 

Sakız Adası

Çeşme deyince kesinlikle görülmesi gereken yerler arasında kabul edilen Sakız Adası aslında bir Yunan adası. Sadece Türkiye ve Yunanistan arasında geçerli olan bir vize yardımıyla adaya ziyaret edilebiliyor. Yunan adaları içerisinde gezilip görülecek yerler açısından en zengin olan ve mutlaka görülmesi gereken adalar arasında kabul ediliyor. Adanın içerisinde yer alan Pirgi Köyü’nde Ortaçağ’dan kalan yapıları görmeniz mümkün. Bu yapılar bugüne kadar çok sayıda deprem görmüş olmasına rağmen büyük oranda korunuyor. Pirgi Köyü aynı zamanda Unesco’nun Dünya Mirası listesine dâhil ettiği köylerden birisi. Bu köyde gezerken evlerden etkilenmemeniz mümkün değil. Bu evlerin pek çoğu kemerli taş evler biçiminde inşa edilmiş. Evler rengârenk görünmesine rağmen renklendirmek için herhangi bir boya kullanılmamıştır. Her birisi kazınarak renklendirilmiş. Sakız Adası’nda görmeniz gereken başka köyler, kilise ve manastırlar da yer alıyor. Tarihe ve arkeolojiye meraklı olanlar adada bulunan Arkeoloji Müzesi’nde çok sayıda Helenistik dönem eserini ve kalıntılarını görebilir. Adada bunlardan başka çeşitli mağaralar, kaleler ve birbirinden güzel plajlar da bulunuyor. 

Ayayorgi Koyu

Soğuk denizi sevmeyenlerin en çok tercih ettiği yerlerden birisi olan Ayayorgi Koyu aynı zamanda Çeşme’nin en turistik yerlerinden birisidir. Çok sayıda ziyaretçi alan bu koyda muhteşem bir doğal güzelliği ve manzarayı izleyebilir ve yüzme keyfi yapabilirsiniz. Diğer koylara nazaran Ayayorgi denizi dümdüz ve tertemiz. Ama ne yazık ki en çok tercih edilen koylardan birisi olması nedeniyle giriş ücreti ve koyda bulunan işletmelerin fiyatları oldukça yüksek.

Ilıca Plajı

Yine sıcak deniz sevenler sonbahar ve ilkbahar aylarında bile Ilıca Plajı’nda denize girebilir. Hem manzarası, hem de denizi için tercih edilen Ilıca Plajı etrafında çok sayıda konaklama tesisi ve işletme de yer alıyor. Plaja girişler ücretsiz ve de çok düşük bir fiyata şezlong kiralamanız mümkün. Hem tatil hem de gece hayatının nimetlerinden yararlanmak isteyenler için de en ideal yerlerden birisi. 

Sakızağacı Koruluğu

Çeşme, Çiftlikköy’de yaklaşık olarak altı bin yıldır ayakta olan bir sakız ağacı bulunuyor ve etrafa saçtığı mis kokusuyla gelen herkesi etkiliyor. Bu ağaç ve etrafında yer alan korluk Çeşme’nin doğal güzellikleri arasında. Bu ağaç o kadar ilginç bir yapıya sahip ki artık toprağının da sakız koktuğu söyleniyor. Ayrıca yapraklarını hiç bir mevsimde dökmeden aynı şekilde koruyor. Mayıs ayında bu ağacın gövdesine bir çizik atılıp damla sakızı elde ediliyor. Bildiğiniz gibi Çeşme’nin en meşhur lezzetlerinin çoğunda damla sakızı aroması bulunuyor. İsterseniz Çeşme’nin doğal lezzetleri ile dolu bir akşam ya da öğle yemeğinden sonra damla sakızlı kurabiye yiyip, yanında da damla sakızlı Türk kahvesi keyfi yapabilirsiniz. 

Pırlanta Plajı

Çeşme’nin en güzel koylarından ve plajlarından birisi de Pırlanta Plajı. Bu plajın kumları tıpkı altın gibi parlıyor. Güneşte ışıl ışıl parlayan kumlara basarak şahane bir denizde yüzmek isteyenler Çiftlikköy’de yer alan Pırlanta Plajı’na gidebilir. Bu plaj bir sit alanı içerisinde yer alıyor. Yani tam olarak korunuyor ve bu yüzden doğal güzellikleri el değmeden duruyor. Sörf yapmak isteyenler için de en ideal yerlerden birisi. Muhteşem bir manzarada sörf yapmak isteyenler Pırlanta Plajı’nı ziyaret etmelidir.

Kocakarı Plajı

Çeşme’nin en güzel halk plajlarından birisi olan Kocakarı Plajı yazın serin sularda yüzmek isteyenlerin tercih ettiği yerler arasında. Masmavi ve sakin bir denizde yüzmek, herhangi bir ücret ödemeden denize girmek ve ucuza bir şezlong kiralayıp kafa dinlemek isterseniz Kocakarı Plajı tam size göre. 

Çeşme’nin bunların dışında en güzel koyları Boyalık Koyu, Sakızlı Koy ve Altınkum. Tatil için Çeşme’ye gelen herkesin büyülenip tekrar gelmek istemesine ve yaz aylarında nüfusunun artmasına şaşmamak gerek.

Sizde Çeşme’de tatilinizi en güzel şekilde geçirmek istiyorsanız Çeşme Tekne Turu sayfamıza gözatın.

  • 87